GÜNGÖR KARAUĞUZ


-ANA MENÜ-
______________

  • ANA SAYFA

  • PROFiLiM

  • ARSiV

  • RSS

  • SON YAZILAR

  • BATI KARADENİZ BÖLGESİ ARKEOLOJİ ve ESKİÇAĞ TARİHİ ARAŞTIRMALARI
  • DEVREK LİSESİ ve RÜŞTÜ ONUR
  • SLOVAKYA-BUDAPEŞTE-VİYANA İZLENİMLERİ
  • ESKICAG TARIHI ve UYGARLIGI DERS NOTLARI
  • BİLİMSEL YAYINLARI
  • SÖYLEŞİ
  • DUYURULAR
  • BARCELONA İZLENİMLERİ
  • ROMA İZLENİMLERİ
  • YORUMLAR
  • İVRİZ KAYA ANITLARI ve YAZITLARI
  • BAZI HİTİTÇE METİNLERİN ÇEVİRİLERİ
  • SEÇME KALESİ
  • KARAKÖY AŞAĞI KALE
  • BİLGE KAĞAN-KÖLTİGİN-TONYUKUK ANITLARI (MOĞOLİSTAN)
  • YALBURT HİTİT HAVUZU
  • FASILLAR
  • EFLATUNPINAR ANITI
  • HATIP-KURUNTA ANITI
  • KIZILDAĞ HİYEROGLİF YAZITLARI ve ANITI
  • ANADOLU'DAN İZLENİMLER

    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us


























    ''/></a><br/>


<a href=


    ''/></a><br/>


<a href=
    ŞABLON TASARIM
    Batuhan Barış KARAUĞUZ - Ahmet Melih KARAUĞUZ
    Zirve100 Toplist

    BATI KARADENİZ BÖLGESİ ARKEOLOJİ ve ESKİÇAĞ TARİHİ ARAŞTIRMALARI
    5/12/2008<>22:40

    2004’ün Eylül ayında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleriyle bölgede arkeolojik yüzey araştırmalarına başladık.

     Zonguldak Bölgesi’nin özellikle iç kısımları şimdiye kadar arkeolojik bağlamda araştırılmamıştı. Bu iç kısımlardaki kültürlerin tespiti için bu projeyi yapmayı planladık. Böylece bölgede şimdiye kadar bilinmeyen arkeolojik yerleşmelerin tespiti sağlanacaktı. Bu kapsamda bölgede yaptığımız yüzey araştırmaları sırasında arazinin dağlık ve ormanlık olması yerleşmelerin tespitinde karşılaştığımız en büyük problemi oluşturdu. Bölge halkının bu yerleşmeleri tespit ettiğimiz sırasında gösterdikleri çaba burada anılmaya değerdir.

     Özellikle, Zonguldak İli’ne bağlı ve bu ilin güneyinde yer alan Devrek’ten araştırmalarımıza başladık. 2005 yılında Gökçebey (Tefen), 2006 yılında ise Çaycuma İlçe sınırları içinde araştırmalarımızı sürdürdük.   

     2007 yılı Ağustos ayında başlatıp Çaycuma Bölgesi'nde yoğunlaştırılmış olan araştırmalarımız, Gökçebey (Tefen) ve Devrek'te de sürdürülmüştür. 

     Hemen hepsi yeni keşfedilmiş olan nekropol alanları, höyükler, kaleler, Grekçe yazıtlı sunaklar, basamaklı kaya anıtları ile sunu çukurları, bölgenin farklı alanlarına dağılmış pek çok sayıda mimari parçalar ve yer altı oda mezarları arkeoloji dünyasına bu yüzey araştırmamızla tanıtılmaktadır. 

    AŞAĞIDAKİ LİNKLERE TIKLAYINIZ:

    http://www.tayproject.org/TAYages.fm$Retrieve?CagNo=4733&html=ages_detail_t.html&layout=web

    TARİHİ İHMAL EDİLMİŞ OLAN BİR İLÇEMİZ DEVREK: YAPILAN ATILIMLAR, ÇALIŞMALAR ve ÇÖZÜM YOLLARI
    http://www.bolgehaber67.com/detayhaber.asp?id=1046

    DEVREK BASTONUNA KÜÇÜK BİR KATKI
    http://www.bolgehaber67.com/detayhaber.asp?id=1318




    BÖLGE İLE İLGİLİ MAKALELER İÇİN TIKLAYINIZ

    "YEREL TARİH ARAŞTIRMALARI ve YEREL TARİHÇİ"

    http://www.bolgehaber67.com/yazar.asp?yazar=detay&id=1292





    DEVREK ve ÇEVRESİNİN ESKİÇAĞ TARİHİ
    (Yapılan Atılımlar ve Çalışmalar)

     

     

    (Bu metin, 23. Uluslararası Devrek Baston Festivali'nde okunmuş ancak burada metin kısaltılarak verilmiştir.)

    Devrek ve çevresi tarihi dokusunun araştırılması ne yazık ki hep ihmal edilmiştir. Bu ihmal bölgenin eskiçağ tarihi noktasında olmakla birlikte cumhuriyet tarihimiz bile ne yazık ki tam olarak bölge insanımız tarafından bilinmemektedir. Devrek, Balkanlar’da, Çanakkale’de ve daha nice cephede şehit vermiştir ama şehitlerimizin ismi unutulduğu gibi hangi sülalede kaç şehidimiz vardır ondan bile bi-haberiz. Kurtuluş Savaşı Devrek gazilerinin ismini bile bilmeyiz ne yazık ki. Hatta Devrek’in Kurtuluş Savaşı’nda oynadığı önemli rolü dahi önemsemeyiz…
    Özellikle akademisyenlerce yapılmış birkaç kitapta sadece bölümler içinde Devrek’in Kurtuluş Savaşı’ndaki rolü çok kısa bir şekilde geçiştirilmiştir. Buna karşın geçenlerde Devrek Vefakayata Mahsus Vukuat Defterlerine Göre Balkan Savaşlarından Milli Mücadeleye Vatan Savunmasında şehit olan Devrekli büyüklerimizi konu alan bir yüksek lisans tezi Selçuk Üniversitesi’nde yaptırıldı ve sonuca bağlandı. Daha bu noktada yapılması gereken çok şeylerin olduğu bir gerçektir. 
    Şurası da bir gerçektir ki bölgenin bilimsel anlamda Ortaçağ, Yeniçağ ve Yakınçağ Tarihi gibi noktalarında araştırmalar ne yazık ki şu ana kadar yapılamamıştır. Tabi ki bu araştırmaların gecikmesinde Karaelmas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi içinde Tarih ve Arkeoloji bölümlerinin kurulamaması ve henüz kurulan bölümlerde yeterince akademisyen olmaması ve bölümlere öğrenci alınamaması da bölgenin tarih araştırmalarının yapılamamasında çok büyük bir etken olmaktadır.  
    Bilindiği üzere bölgenin eskiçağ tarihi ve arkeolojisinin aydınlatılabilmesi için sahil kesimlerinde özellikle Ereğli ve Amasra’da ve son yıllarda Hisarönü/Filyos’ta arkeolojik manada araştırmalar yapılmış ve yapılmaktadır. Hatta buralarda ele geçen arkeolojik malzemeler Ereğli ve Amasra Arkeoloji Müzelerinde sergilenmektedir. Ancak bölgenin iç kesimlerinden olan Devrek’te ise arkeolojik ve eskiçağ tarihini aydınlatacak hiçbir araştırma yapılmamıştır. 
    Bu durumu bildiğimizden biz de 2004 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleriyle öncelikle Devrek’in arkeolojik yüzey araştırmasını gerçekleştirmek ve bölgenin arkeolojik ve eskiçağ tarihi dokusunu ortaya çıkartmayı hedefledik. 
    Bu bağlamda dört yıldır bölgede gerçekleştirdiğimiz arkeolojik yüzey araştırmalarımızla Devrek ve çevresinin eskiçağ tarihini aydınlatacak 60’ın üzerinde arkeolojik merkez keşfedildi. İlk yıl çalışmalarımızın sezonu olan 2004 yılında Devrek’te arkeolojik araştırmalarımıza başlandı. 2005-2006’da Devrek ve Gökçebey ağırlıklı olarak araştırmalarımıza devam edildi. 2007 yılında ise araştırma bölgemizin sınırlarını Çaycuma İlçesi ağırlıklı olmak üzere genişlettik.1 Ağustos tarihinde başlayacağımız bu yılki araştırmalarımızı Ereğli ve Zonguldak merkezli olarak sürdürmek istiyoruz. 
    Geçenlerde Devrek ve Çaycuma Meslek Yüksek Okulu’nda bölgede keşfettiğimiz arkeolojik merkezler ile malzemenin bölge için neyi ifade ettiğini ve bölgenin eskiçağ tarihinin nasıl şekillenmiş olduğunu uzun uzun anlatmıştım.
     Tabi ki yaptığımız tüm bu araştırmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın her yıl düzenlediği Kazı ve Araştırma Sempozyumlarında Türk ve yabancı bilim adamlarına sunulmakta ve tartışılmaktadır. Yine bu yıl Slovakya’da düzenlenen bir toplantıda bölgenin tarihi dokusu anlatılmıştır. Ayrıca yurt içi ve yurt dışında yayımlanan uluslar arası bilimsel dergilerde Devrek ve çevresinde keşfettiğimiz arkeolojik malzemeler tarafımdan yayımlanmış ve yayımlanmaktadır. 
    Şüphesiz burada bunları sizlere ifade etmemdeki kastım sadece halkı bilgilendirmek için. Çünkü bölge yukarıda da ifade etmeye çalıştığım gibi tarih araştırmaları noktasında üvey evlat muamelesi görmüş ve bu bağlamda tabiri caizse yöre halkı, bölgesiyle ilgili tarihi bilgiye susamıştır. Dolayısıyla yöre halkı bu noktada bilinçlenmeye muhtaç durumdadır. 
     Tarihi noktada bilinçli olmak gerçekten çok önemlidir. Çünkü siz tarihi noktada bilinçli olmazsanız ve bu konuda itina göstermezseniz bu nokta sizin aleyhinizde çok iyi bir şekilde kullanılabilir. 
    Size bir örnek vermek istiyorum. Doğu Anadolu Bölgemizde M.Ö. 900-600 yılları arasında hüküm sürmüş olan Urartu Devleti’nin varisleri olarak dünya kamuoyuna Ermeniler gösterilmek istenmektedir ve ne yazık ki bu savda da dünya kamuoyunda başarı elde edilmektedir. Oysaki Urartular M.Ö. 3000’lerde Anadolu’da yaşamış Hurilerin bakiyeleridir. Hem Hurice ve hem de Urartuca Ural-Altay dil grubuna yani Türkçe’nin de dâhil olduğu dil ailesine mensuptur. Yani Urartular Ermeniceye değil Türkçeye yakın bir dil konuşan bir ulustu. Ermenice ise Hint Avrupa dil grubuna dâhildir, tıpkı İngilizce, Almanca, Fransızca gibi. Tabii ki bu olayı batılı bilim adamları bizden daha iyi bilmektedirler. Ama maksat dünya kamuoyunu yanıltmaktır. Bunda da ne yazık ki başarılı olmuş durumdadırlar.
    İlk ve orta öğretim ders kitaplarımızda tarihte yapılan ilk antlaşma nedir? Sorusunun cevabını Kadeş anlaşması olarak okursunuz ve sizler de bu sorunun cevabını hep böyle öğrendiniz. Hatta OKS ve üniversite giriş sınavlarında dahi bu soruyla karşılaşılır.
    Bilindiği üzere bu savaş Hitit ile Mısır Devleti arasında yapılmış ve sonucunda da bir Barış Antlaşması imzalanmıştır. Oysaki bu sorunun yanıtı bu değildir. Bu yanlış bilgi bir şekilde kaynaklarımıza girmiş ve şu anda bu yanlış bilgiyi ders kitapları dâhil hafızalarımızdan bile atıp silemiyoruz. 
    Siz eğer tarihi iyi bir şekilde gelecek kuşaklara aktaramaz ve öğretemezseniz yukarıda verdiğim örnek dâhilinde birilerinin elinde oyuncak olursunuz. 
     Bölgemizin tarihi dokusunun ortaya çıkarılması amacıyla belediyenin bazı çalışmaları olduğunu sevinerek yerel basından ve karşılıklı konuşmalarımızdan biliyorum. Sayın başkanın bu noktadaki hassasiyetini de şahsım ve Devrek halkı adına gurur verici olarak görüyorum. Ancak böyle bir çalışmanın çok zor ve müşkülatlı olduğunu burada hatırlatmak isterim. 
     Belediyemiz bu paneli gelenekleştirerek gelecek baston festivalleri dâhilinde -kendi normal programını aksatmayarak- bir ya da iki gün sürecek ‘Uluslar arası ya da ulusal Devrek ve Çevresi Tarih-Kültür Sempozyumu’ düzenlediğinde Devrek’imize bölge tarihi ile ilgilenen yurt içi ve dışı pek çok akademisyen ve araştırmacıyı çekecektir. Bu araştırmacıların bölgemiz hakkında sundukları tebliğlerle halkımız da bölge tarihi noktasında bir bilgi şöleni yaşayacaktır. Bu sempozyum her yıl yenilendiğinde bölgemizin tarihi ve kültürel dokusu daha sağlam temellere oturtulacaktır.


     

     

     

     

     

     

     

     

     

    yok yorum :: <%TrackbackCount%> trackbacks :: link

    { Sayfa 1 of 22 }
    <- : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    <
    DERS NOTLARI

    Image Hosted by ImageShack.us

    MÜZİK

    LINKLER

    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us

    KITAPLARI
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    DIGER BILIMSEL YAYINLARI
    Image Hosted by ImageShack.us

    ELESTIRI ve GORUSLERINIZ
    Image Hosted by ImageShack.us
    karauguz@msn.com
    HAKKINDA
    Image Hosted by ImageShack.us
    1966'da Devrek'te doğdu. Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Hititoloji Bölümü'nü bitirdi. 1989-1993 yılları arasında Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler, Genel Müdürlüğü Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin çiviyazılı tablet seksiyonunda Müze Araştırmacısı ünvanı ile çalıştı. 1993 yılında Selçuk Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı'na Araştırma Görevlisi olarak atandı. Aynı anabilim dalında 1996 yılında yüksek lisansını, 2000 yılında doktorasını tamamladı. 1993 yılından beri yürütülen Konya Bölgesi Arkeolojik Yüzey Araştırması Projesi'nde ekip üyesi olarak yer aldı. 2001 yılında T.C.Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı bünyesinde, Moğolistan'daki Türk Anıtları Projesi kapsamında Bilge Kağan Külliyesi kazılarına katıldı. 2004 yılından itibaren Zonguldak Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi'ni, proje başkanı olarak yürütmektedir. 2005 yılında Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı Yard.Doç. kadrosuna atandı. 2007 yılında Doçent oldu. Selçuk Üniversitesi'nde aynı anabilim dalında görev yapmaktadır.